1. BÖLÜM
"Umut, karanlığın içindeki yıldızdır; gözlerinle değil, yüreğinle görürsün."
𝟮𝟳 𝗔Ğ𝗨𝗦𝗧𝗢𝗦 𝟮𝟬𝟬𝟳 / İ𝗭𝗠İ𝗥
Hayatın çoğu zaman ne getireceği belli olmazdı. Her an her şey olabilirdi. saatlerdir herkesin beklediği ameliyathane kapısından şiddetli bir kadın çığlığı daha yükseldi. O sırada kendi etrafında dönüp duran adam sesi duyunca daha da panik oldu, biraz daha hızlı dönmeye başladı. Ancak o esnada onu durduran şey omzunda hissettiği narin bir el olmuştu. " Abicim, lütfen gel otur şöyle. Bak sen böyle yaptıkça Emir de korkuyor." Bıkkın bir nefes verdi adam, "Elimde değil Defne. Baksana iki saat oldu hala çıkmadılar, aklıma bir sürü kötü şey geliyor çok ani oldu her şey." Bir anda ellerini semaya açar ve çaresizce, " Allah'ım sen koru." der. Defne abisinin omzunu sıvazlamaya ve teselli etmeye başlar, "Haklısın her şey ani oldu ama şuan senin güçlü durman lazım, bunu kendin için yapmıyorsan bile karın ve çocuğun için yapmalısın." Evet gerçekten de her şey ani olmuştu. Bir kız çocukları olacaktı Aksoy ailesinin. Ancak minik bebek biraz sabırsız davranmış ve tam kırk haftayı doldurmadan otuz yedi haftalık olarak dünyaya gelmeye karar vermişti. Kardeşinin söylediğine hak veren adam toparlanır ve kafasını yavaşça yerden kaldırıp oğluna doğru bakar, oğlunun korkmuş ve tedirgin gözlerle ona baktığını görür. Oğlunu bu halde görünce içi burkulur. Hemen oğlunun yanına gider ve onu kucağına alır. Neşeli bir ses tonuyla" Kardeş mi geliyor benim aslanıma, abimi olacakmış beni aslanım." der. Küçük çocuk kısık ve endişeli bir ses tonuyla sorar, " Annem ve kardeşim iyidir değil mi baba?" Adam minik bir bocalama yaşar ama hemen toparlar. " Tabii ki iyidirler aslanım, göreceksin bak onları da alıp evimize gideceğiz, hem belki sen kardeşinle-" Tam o esnada saatler 04.17yi gösterirken adamın cümlesi ameliyathanenin açılan kapısıyla yarıda kaldı. Hemen oğlunu yavaşça kucağından indirip doktorun yanına gider ve meraklar sorar, " Durum nedir doktor hanım?" Doktor yüzünde büyük bir tebessümle ve neşeli bir ses tonuyla, " Tebrikler Ufuk bey! Nur topu gibi bir kızınız oldu, annenin de bebeğin de sağlığı gayet iyi 1 saat sonra görebilirsiniz." Doktor yavaşça oradan uzaklaşır, kısa bir süre sonra herkes sevinçten havaya uçar ve rahat bir nefes alır. Emir koşarak babasının bacaklarına sarılır. Ufuk yavaşça yere çöker ve oğluna sarılıp sıkıca bağrına basar.
- 💙 -
𝟏 𝐒𝐀𝐀𝐓 𝐒𝐎𝐍𝐑𝐀
Aradan yaklaşık bir saat geçmişti ve Ufuk kucağında miniğine sesizce büyük bir keyifle bakıyordu. O esnada Emir babasının bacağını çekiştirerek " Baba! yeter artık sabahtan beri sen bakıyorsun kardeşime bana da ver artık bende tutmak istiyorum." Ufuk sakice oğlunu uyardı, "Aslanım bağırma lütfen kardeşin rahatsız olacak bak." Emir daha şiddetli bir şekilde bağırdı, " Ama bende tutmak istiyorum!" Bir anda minik bebek gözlerini araladı ve şiddetli bir şekilde ağlamaya başladı. Annesi bir anda yerinden korkarak sıçradı ve "Ne oluyor?" dedi yarı uyku sersemi halde. Ufuk bir anda minik bir utançla " Fidan, aşkım uyandın mı?" karısının bu soruya karşılık ona garipser bir şekilde bakış attığını görünce minik bir bocalama yaşadı ve hemen toparlamaya çalıştı. "Bizim afacan Emir işte aşkım biraz yaramazlık etti de yine." Fidan kocasına kınayıcı bakış attı ve, " İnanamıyorum sana Ufuk çocukla çocuk olup kızımı huzursuz mu ettiniz." Eliyle kocasının kucağında ki kızını gösterir. Eşi küçük bir çocuk gibi utanır ve kızını karısına verir. Karısı kızını kucağına alır ve sakince başını okşar ve mırıldanır " Kuşum benim sen ne güzel bir şeysin böyle ." Bir anda kocasına doğru döner ve "Ufuk şunun güzelliğine bak..." Kocası neşeli bir ses tonu ile, " Görüyorum hayatım ay parçası gibi kızımız maşallah." Fidan bir anda sorar, "İsmi ne olacak?" Eşi gülümser "Sen ne istersen o olacak hayatım." Fidan kızının yeşil gözlerine doğru bakar ve sessizce mırıldanır " Kumsal..." Büyük bir sevgi ile kızının başını okşarken " Adı Kumsal olsun." Ufuk için o an her şey durdu kelimeler kifayetsiz kaldı çünkü eşiyle ilk tanıştığı zaman çok zor dönemlerden geçiyordu en karanlık zamanlarıydı o zaman onun en büyük destekçisi yeni tanıştığı eşiydi ve bir gün bir kızı olursa adını Kumsal koymak istediğini eşine büyük bir heyecan ve mutlulukla anlatmıştı bir anda içi hoş oldu ve eşine ve kızına sevgi dolu bir şekilde baktı "Kumsal." diye mırıldandı. Bu isim onun için bir isimden fazlasıydı o onun karanlığında ki en büyük umut ışığıydı bir aile ve yuva kurma isteğiydi. O gün yeni bir umut ışığı doğdu ve Kumsal hayatının ilerleyen zamanlarında çok mutlu ve pozitif bir çocukluk geçirecekti. Ta ki onun dengesini alt üst edecek biri ile tanışana kadar.